← Inspiration
tilknytning

Çocukluk travmaları ve yetişkin ilişkileri

3 min read

Çocukluk Travmaları ve Yetişkin İlişkileri

Hiç ilişkinizde kendinizi bile şaşırtan bir şekilde tepki verdiğiniz oldu mu? Belki de durum gerçekten gerektirmediği halde öfkeden deliye döndünüz. Ya da partneriniz size yaklaşmaya çalıştığı anda kendinizi geri çektiğiniz oldu. Çoğumuz kendi seçmediğimiz kalıplar taşıyoruz — genellikle çocukken yaşadıklarımızdan kaynaklanan kalıplar. Bu bir zayıflık değil. Bu insanlık.

Çocukluk izlerini bırakır — aşkta da

Psikolog John Bowlby, 20. yüzyılın ortasında bağlanma teorisini geliştirdi ve onun çalışması erken dönem ilişkilerin bizi nasıl şekillendirdiğini anlamamızda çok büyük önem taşıyor. Kısaca söylemek gerekirse: Çocukken bakım verenlerimize bağlanmayı öğrendiğimiz şekil, genellikle yetişkin olarak yakın ilişkilerimizde bilinçsiz şablonumuz haline geliyor.

Eğer çocukken sevginin öngörülemez olduğunu öğrendiysek — anne babanın bir gün sıcak ve yakın, ertesi gün soğuk ve uzak olabildiğini gördüysek — yetişkin olarak partnerimizden sürekli onay arayabiliriz. Doğası gereği güvensiz olduğumuz için değil, sinir sistemimiz erken yaşta sevginin kaybolabileceğini öğrendiği için. Ve sinir sistemi hatırlar.

Bu anne babayı suçlamak ya da geçmişte debelenmek için değil. Neden böyle davrandığımızı anlayabilmek için — böylece farklı seçimler yapmaya başlayabilelim.

Eski yeniyle karşılaştığında

Yakın ilişkilerin en büyüleyici ve zorlu yanlarından biri, en derin kırılganlığımızı harekete geçirmeleri. Partneriniz muhtemelen anneniz ya da babanız değil — ama beyniniz bunu her zaman bilmiyor. Çatışma, reddedilme ya da yalnızlık anlarında eski yaralar açılabiliyor ve karşımızdaki duruma değil, bir zamanlar küçükken içinde bulunduğumuz duruma tepki veriyoruz.

Terapist ve yazar Pete Walker bunu "önceki benliklerimize gerileme" olarak tanımlıyor — stres altında çocuğun hayatta kalma yöntemlerine geri düşebiliriz. Belki savaşarak, kaçarak, donakarak ya da itaat ederek.

Bu kalıpları fark etmek kolay değil ama mümkün. Önce kendi tetikleyicilerimizi tanımak, sonra partnerimizle açık iletişim kurmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak bu süreçte çok değerli. AIA gibi kişisel AI rehberlerinden de günlük yaşamda pratik destek alarak bu farkındalığı artırabiliriz.

Talk to AIA about this

AIA knows these theories and can help you understand them in your own situation.

Open AIA →