Bazı yaralar diğerlerinden daha derine işler. Zayıf olduğumuz için değil — güvende olmamız gereken ilişkilerde ya da ortamlarda, uzun süre boyunca tekrar tekrar yaşandığı için. Eğer yakın ilişkilerde "fazla" tepki verdiğinizi hissettiyseniz, başkalarına güvenmekte zorlanıyorsanız ya da sürekli bir şeylerin ters gideceğini bekliyorsanız — yalnız değilsiniz. Ve belki düşündüğünüzden daha mantıklı bir açıklama olabilir.
Çoğumuz PTSD'yi — travma sonrası stress bozukluğunu — biliyoruz. Genellikle tek bir bunaltıcı olaydan sonra ortaya çıkar: bir kaza, saldırı, doğal afet gibi. Kompleks PTSD, yani C-PTSD farklıdır. Burada tek bir travmadan değil, sürekli tekrarlanan tehlike, kontrol, ihmal ya da duygusal ihmal deneyimlerinden bahsediyoruz — çoğunlukla çocuklukta ya da uzun süreli yakın ilişkilerde yaşanan.
Bu kavram 1992'de Amerikalı psikiyatrist Judith Herman tarafından ortaya atıldı ve o zamandan beri uzun süreli güvensizlik içinde yaşamış insanlarda neler olduğunu anlamak için önemli bir araç haline geldi. 2019'da C-PTSD, WHO'nun teşhis sistemi ICD-11'de resmi olarak tanındı. Bu, bu deneyimlerin kendine özgü bir dile sahip olması gerektiğinin önemli bir kabulüydü.
C-PTSD çok farklı şekillerde görülebilir. Bazı insanlar çekilir ve yakınlığa kapanır, çünkü yakınlık bir zamanlar acıyla bağlantılıydı. Diğerleri ise kendileri ve başkaları için bunaltıcı hissedilebilecek bir yoğunlukla ilişkilere atılır. Birçoğu derin bir utanç duygusuyla, kişi olarak kendilerinde temelde bir şeylerin yanlış olduğuna dair içsel bir inançla mücadele eder.
Tipik belirtiler şunlar olabilir:
— Duyguları düzenlemekte zorlanma (ani öfke, kapanma ya da boşluk hissi)
— Romantik ilişkilerde güven ve yakınlık konusunda zorluklar
— Kronik olarak farklı ya da yeterince iyi olmama hissi
— Hipervijilanslık — çevreyi sürekli tehlike açısından "tarama"
— Kimlik duygusunda karışıklık
— Kendi değerini sürekli başkalarının onayından alma
Bunlar sadece "kişilik özellikleri" değil — bunlar hayatta kalma stratejileridir. Bir zamanlar sizi koruyan, ancak artık sizi sınırlayan tepkilerdir.
C-PTSD'nin teşhisi konulması, sadece bir etiket koymak değil — anlama ve iyileşmenin başlangıcıdır. Travma odaklı terapi, EMDR, somatik yaklaşımlar gibi yöntemler büyük fark yaratabilir. Ama belki de en önemlisi: kendinize karşı sabırlı olmak ve bu sürecin zaman aldığını kabul etmek.
Eğer bu konularda desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, AIA gibi kişisel AI rehberlerinden günlük destek alabilir ya da profesyonel yardım arayabilirsiniz. Unutmayın, iyileşme bir yolculuktur ve bu yolculukta yalnız değilsiniz.
AIA knows these theories and can help you understand them in your own situation.
Open AIA →